Skip to content

Medya Oral

Bu konuşma 12 martta yapıldı, daha öncesindeki sohbetlerimizde bana durumundan bahsetmişti, ailelerin işi oldu bittiye getirerek bir anda kendini nişanlanmış olarak bulduğunu, nişanlandığına pişman olduğunu, nişanlısına karşı hiçbir şey hissetmediğini, ayrılmak istediğini açık açık söylemişti. Çok karmaşık bir durumda olduğunu, nişanı bozmak istemekle ailesini zor durumda bırakacağını ancak eğer o adamla evlenirse ömrünün sonuna kadar pişmanlık duyacağını düşünyordu.

Öncelikle, belki onu anlayışla karşılar diye konuyu nişanlısına açtı, ona karşı birşey hissetmediğini, onu sevmediğini, ondan ayrılmak istediğini mahçup bir şekilde söyledi.  Ancak  nişanlısı, erkekliği, gururu, onuru zedelenir diye bunu kabul etmedi hatta kendisinin onu sevdiğini bu sevginin ikisine de yeteceğini söyleyip şimdiden kadını hiçleştirmeye, yok saymaya başlamıştı bile.

Medya, nişanlısından aldığı bu cevaplar sonrasında kesinlikle ayrılma kararı aldı. Mutlaka ayrılmalıydı bu adamdan, kendisini, fikirlerini yok sayan biriyle değil evlenmek aynı mekanda aynı havayı solumak bile işkenceydi artık.

Bu o kadar kolay olmayacaktı ama özgürlüğü için savaşmayı seçmişti çoktan.  Ailesine açacaktı konuyu, çok sevdiği annesi babası kızlarının mutluluğu için herşeyi yaparlardı sonuçta. Ama beklediği gibi olmadı,  ailesi de dinlememişlerdi Medya’yı. Medya nişanı bozarsa ailesinin onuru, şerefi zedelenecek, milletin yüzüne bakamayacaklardı bir daha.

Çözüm seçenekerinin tükenmesi Medya’yı karanlığa gömmüştü resmen, o  hep neşeli, güleryüzlü, umut dolu Medya artık intihar etmekten bahseder olmuştu. Bir iki defa intihar edeceğim dedikten sonra ben şaka yollu kızıp “Eğer intihar edersen seninle bir daha  konuşmam”  diyince bir daha intihar konusunu açmadı ama bu sefer de yaşadığı onca şeyi var olan sorunu yokmuş gibi davranmaya başladı.  Bu beni çok üzüyordu oysa, ortada bir sorun vardı, şimdi yoksayabalirdi ama yarın öbür gün mutlaka karşısına çıkacaktı bu sorun. Her bana mesaj yazdığında sorardım var mı bir gelişme diye, o ise kızardı konuyu hatırlattığım için.

Üstteki resim en son konuşmamıza ait, ondan sonra Medya facebook hesabını kapattı ve bir daha konuşmadık. Daha önce de belli aralıklarla hesabını kapatıp açtığı oluyordu, gene öyle yapacak ve mutlu haberle dönecek diye bekliyordum.

Olmadı ama, o erkek beyinli zorba, bırakın düşünebilmeyi insan gibi konuşabilmeyi bile bilmediğinden Medya ile son kez konuşmaya belinde silahı ile geliyor,  Medya’dan duyduğu en son sözler “seni istemiyorum” olsa gerek ki bu red ediliş o erkeğin tüm egemenliğini yıkıp onu hiçleştirmiştir.  Düşüncesi, duygusu olmayan üstelik artık doğuştan gelen cinsiyetçi egemenliği de yıkılan bu adamın! şiddetten, zorbalıktan başka seçeneği yoktur.  Silahını çeker, ateşler, Medya özgür kalır.

Katil ömrü boyunca bir hiç olduğunu bilerek rezilce yaşamaya devam edecektir.

 

Evet önemli olan senin ne/nasıl hissettiğindi ama kimse ilgilenmedi hislerinle, kimse sormadı ne istediğini.  Ben ne hissettiğini az çok biliyordum ama sen benim ne gördüğümü  merak etmiştin.

Ben insanlar öldü diye üzülmem pek, insanlar ölünce yarım kalan düşleri, hayalleri için üzülürüm, her insanın yaşamaya değer bulduğu hayalleri vardır. Her ne kadar yaşam güzel olmasa bile bütün bu yaşam savaşı  hayallerimizi gerçekleştirmek içindir. Sen de hayallerin için mücadele ettin, mutsuz yaşamak istemedin sadece hepsi bu ama  kötüler daha güçlü çıktılar ya da iyiler sana yeteri kadar yardım edemediler, üzgünüm, çok üzgünüm. Seni hep “Eskiciler Meleği Medya” olarak hatırlayacağım canım kardeşim.”

 

Not:  Benim üzülmeme dayanamazsın biliyorum, ne zaman moralim bozuk olsa hemen anlardın ve sebebini de bilirdin, ama bu şekilde seni bizden ayırmaları  o kadar zoruma gitti ki o kadar çok kahroldum ki sanırım saçlarım biraz daha döküldü : ) Şu an bulunduğun yerde daha mutlu daha özgür olduğunu biliyorum, ayrıca bize iyi bak melek.

Medya Oral

Beşa vê nivîsê:Giştî

Şîroveya Yekemîn Binivîse

Bersivekê Binivîsêne

Your email address will not be published. Required fields are marked *